AMERİKA’YI YENİDEN KEŞFETMEK

T.V’lerde boy gösteren, önceleri köşe yazarlığı yapan genç gazeteci programında öyle bir ekonomik yorumlar yapmakta ki, dünyadaki ekonomi politiği okuyabilmenin ne kadar büyük bir meziyet olduğunu, ekonomilerdeki krizleri kestirebilmenin ve global ekonomiyi nasıl etkileyebildiğini ortaya koyabilmekteki asıl başarının doğru ekonomik analizde olduğunu söylemekte.

Sanırsınız ki, iktisat fakültesinde öğrencilere ders vermekte olan bir hoca, her ne kadar bazıları başka ünvanlar ve isimler vermekteyse de bizim için hoca demek geleneksel bir ünvan olduğundan bu ünvanı kullanmak daha çok hoşuma gitmekte, gerçi TV programı yapan gazetecinin hocalığın yanından bile geçmesinin mümkün bulunmadığını söylemem gerekir mi bilmiyorum ama muhterem öyle kavramlar ortaya koymakta ki önce ne demeye çalışıyor bu adam diye bir süre düşünerek çözmeye çalıştım, kavramları size de aktarayım, dünyada iki tür ekonomik yapı bulunduğundan söz etmekte ilki finansal-entellektüel yapı diğeri ise askeri-sınai yapıymış ve efendim bu yapıların ekonomilerde birbirleri ile çatışmaları süre gelmekteymiş, 1950’lerde iktidara gelen Demokrat Parti finansal-entellektüel yapının temsilcisiymiş de askeri-sınai yapının darağacında idam edilmişlermiş.

Sözlerdeki şiirselliğe bakınız şimdi daha önceden söylediğim ofurtmaca kavramına çok da uygun düşen bir reklamı anımsadım, yaptıkları inşaatlarla memleketin içine eden bir inşaat şirketi, gazetedeki reklamlarında inşa ettikleri ucubelerdeki bir özelliği vurgulamak ve insanları biraz daha etkileyerek belki bir iki anguta daha daire satabiliriz sevdasıyla “site içersinde mevcut iletişim sistemi”nden söz etmekte, siz bu kavramı nasıl değerlendirirsiniz? Lafa bakın “İletişim Sistemi” insanın aklına acayip şeyler geliyor değil mi? Halbuki sistem denilen kavram çok basit, bildiğiniz kapalı devre telefon. İşte ofurtmaca böyle bir anlam taşımakta. Süslü, yaldızlı, parlak bir takım cümleler kurarak beyninizde bir imaj oluşturma temeline dayanıyor.

Sayın gazeteci ve TV program yapımcısı da bizlere böyle bir ofurtmacada bulunuyor, bir takım süslü, yaldızlı, parlak cümleler ile beynimizde acayip kavramlar oluşturuyor sonrasında ise istediği şekilde bizleri yönlendiriyor.

Ne demek askeri-sınai kompleks yapı, ne demek finansal-entellektüel yapı, sorarım size, hey baba Karl Marx sen bu kavramları ne kadar zaman önce ortaya koydun, emek ve sermayenin çelişkilerini…

Bizler hepimiz hıyarız çünkü bu angut gazetecinin dediklerini yiyeceğiz, onun dediklerinin bir tek kelimesinin dahi inandırıcı olmadığının en bariz kanıtı ise evrim teorisini kıç kadar aklıyla yargılamaya kalkan ve sonunda Charles Darwin gibi bir bilim dehasının  eserlerini okusa bile bir tek kelimesini dahi anlayamayacak olan bu geri kalmış ülkenin ileri gitmiş gazetecisinin kestiği ahkamları ancak 80 sonrası okullarının arka kapılarından mezun edilmiş kokulu silgileri ile üniversitelerde okumuş olan tıpkı gazetecinin kendisi gibi yeteneksiz ve bilgisiz bilim adamlarının tarlada hıyar yetiştirir gibi yetiştirdiği ahmaklar takdir edebilir, bu angut gazeteci yazılarını yeni transfer olduğu gazetede yazmaya başladığı zaman internetteki köşesinde neredeyse tahta yeni geçen bir veliahtmışçasına övgü dolu sözlerle müritleri tarafından göklere çıkartılmaktaydı.

Ne demişti Oktay Akbal “Önce ekmekler bozuldu.”

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

5 + 1 =