ANDREW ROGERS

Andrew Rogers

Andrew Rogers

Yaşadığımız ülkenin toprakları üzerinde yer alan tabi güzellikler kadar geçmişten günümüze insan eliyle yapılarak gelecektekilere bir kalıt olarak bırakılan anıtsal değerler çoğunlukla dini inançları yansıtacak biçimde çağlara göre değişim göstermiş, bunun yanında sanatsal kaygılar ve estetik arayışlar çerçevesinde de şekillenmiştir.

Elbette bu geniş konu akademik çalışmaların odağında olup, bizler yaşadığımız ya da gezip gördüğümüz yerler ile gidebildiğimiz müzeler ve sergiler çerçevesinde bilgi sahibi olabilmekteyiz.

Çalışma düzeyi genellikle adliye, hastane ve emniyet üçgeni arasına sıkışmış olan medya organlarımızın birde magazin dışında takip ettiği çok fazla bir şey olmadığından birçoğumuz Kapadokya bölgesinde senelerce süren büyük bir çalışmanın ne yazık ki farkına varamadık. 

Yaratılan bazı polemikler ise dikkatlerden kaçmış olsa gerek ki, tesadüfen ortaya çıkışıyla birlikte üzerinde yaşadığımız topraklardan ne kadar bihaber olduğumuz daha iyi anlaşılır hale geldi.

Avustralyalı ünlü heykeltıraş Andrew Rogers tarafından dünyanın pek çok ülkesinde sürdürülen “Rhythms of Life” adlı anıtsal heykeller projesinin bir bölümü, ülkemizde doğal güzellikleri ve olağanüstü yeryüzü şekilleriyle, Hıristiyanlık öncesi dönemden kalma yer altı şehirlerinin yanında Büyük Selçuklu Devleti ile Osmanlı İmparatorluğuna ait tarihi eserlerin zenginliğiyle bilinen Kapadokya bölgesinde, halkın desteğiyle yaptığı ülkemizin kültürü ve geçmişini yansıtan simgeler ile evrensel değerlerin yansıtıldığı taş heykeller ve bazalt kaya sütunlardan oluşan çalışmalar, gelecektekilere birer kalıt olmak üzere yerlerini aldı.

The Gift

The Gift (Hediye)

Andrew Rogers tarafından sürdürülmeye çalışılan “Rhythms of Life” adlı anıtsal heykeller projesi, Antarktika, Avustralya, Bolivya, Şili, Çin, İzlanda, Moğolistan, Hindistan, İsrail, Kenya, Nepal, Slovakya, Sri Lanka, ABD ve Türkiye olmak üzere pek çok ülkenin topraklarında doğal malzemeler kullanılarak, ülkelerin kültürleri ve tarihlerini yansıtan özelliklerin uzaydan görülebilecek devasa boyutlarda sergilendiği tıpkı Peru Nazca’ da olanlara benzer şekilde açık alanlarda gerçekleştirilen çalışmalardır.

A Day On Earth (Dünayada Bir Gün)

A Day On Earth (Dünayada Bir Gün)

Bu devasa boyutlu çalışmaların kaynaklandığı binlerce yıl öncesinde insanoğlu tarafından ne maksatla yapılmış oldukları günümüzde halen çözülememiş olan yeryüzü resimlerinden çocuk yaşta etkilendiğini söyleyen ve benzerlerini yapabilmeyi kafasına koyan heykeltıraş Andrew Rogers, dünya üzerinde pek çok ülkede benzerlerini yaratarak sanat alanında olduğu kadar tarihe iz düşebilmenin onurunu da, yapıtlarını gerçekleştirdiği ülkelerle birlikte yaşamakta ya da anlaşıldığı ölçülerde yaşamaya ve bizlere yaşatmaya çalışmaktadır.

Sentinels, Andrew Rogers

Sentinels

Çalışmalarına verdiği adlar ile insanlık tarihinde daima peşinde koşulan, özgürlük, hürriyet,  adalet gibi kavramları devasa taş dokuların üzerine kazıyarak yazan sanatçı, görsellikle birlikte anlatmak istediklerini de doğrudan söylemekte, altın varaklarla kapladığı taş dokudan yansıyan güneş ışınlarıyla biraz daha aydınlatmaya çalışmaktadır dünyayı.

Day On Earth, Andrew Rogers

Day On Earth

Yaptığı çalışmalar ile yarattığı sanat eserlerindeki özü, insanlığın ortak hafızasında arayan sanatçı eğer hatıralar olmasaydı insanlıkta olmazdı diyerek açıklamakta ve dünyaya geçmişten gelerek sonsuzluğa kadar gidecek olan pek çok evrensel değeri armağan etmektedir.

Presence, Andrew Rogers

Presence (Varlık)

Günümüzden çok öncelerinde ortaçağda yaşamış ve sayıların gizemiyle hayatın anlamını çözmeye çalışan dahi matematikçi Leonardo Fibonacci’yi sonsuzluğa kadar yaşatacak yeryüzü heykellerini de çalışmalarına katan Andrew Rogers Kapadokya’da olduğu kadar başka ülkelerde de aynı temayı tekrar ederek tüm insanlığın dikkatini çekmeye çalışmaktadır.

Time And Space

Fibonacci’nin Anısına, Time And Space

Siren, Andrew Rogers

Siren

İnsanlığı onurlandıran, “Rhythms of Life” adlı anıtsal heykeller projesine bakışımızı değerlendirmek ise üzerinde yaşadığımız topraklarda binlerce yıl öncesinden var olan medeniyetlerden günümüze kalanları, taş olarak değerlendirmekle eş anlam taşımaktan öteye geçememektedir ne yazık ki.

Rythms Of Life, Andrew Rogers

1,618 Altın Oran, Rythms Of Life

Listen, Andrew Rogers

Listen

Bu konudaki birkaç farklı görüşe bakalım:

“Bu kocaman taşların kime ne yararı var. Onlardan bizde zaten yeterince vardı. Bunca para ile o bölge ağaçlandırılsa da uzaydan görünürdü. Doğanın gittikçe çölleştiği günlerde taş yerine ağaç göl su orman vb nin de sanata dâhil olmasını istiyorum…”

“Haber iyi hoş, güzel ve hatta etkili de… Bir de “de” si var bu haberin. Bodoslamadan girerek söyleyeyim. Bu taslardan sadece birini bile satın alabilmek ve bir yere taşımak sadece “zengin” (ya da ‘dış destekli’) heykeltıraşların yapabileceği bir şey. Mesela benim böyle bir taşı satın almam olanaksız. Alsam da bir yere taşınmasını sağlayamam. Haberde belirtildiği gibi “10 bin 500 ton taş kullanarak, 230 kişinin çalışması ile 3 yılda” tamamlanan bu heykellerin finansmanını kim sağladı acaba? 230 kişiyi 3 yılda ücretli çalıştırmak kaba bir hesapla ve en az 300 milyon TL yapar. Bunu sanatçı cebinden mi verdi acaba? Hiç sanmam. Ah para sen nelere kadirsin! Sanat için bile paralı olmak gerekiyor. Onca heykeltıraş1 metreküp mermer satın almayı hayal ederken, birileri dokuzar metrelik taşları hiçbir işlem yapmadan parası neyse verip dikiyor ve böylece büyük sanatçı oluyor…”

Yukarıdaki görüşler 30.05.2010 tarihli Radikal Gazetesinden alınmıştır.

Birde şu haberi okuyalım:

Çeşitli ülkelerde yaptığı ve uzaydan görülebilen heykellerle adını duyuran Avustralyalı heykeltıraş Andrew Rogers’ın Kapadokya’da yaptığı heykeller, Nevşehir İl Genel Meclisi tarafından oluşturulan komisyon, tarafından incelenecek. Nevşehir İl Genel Meclisi’nin Eylül ayı olağan toplantısında, 7 Encümen Üyesi’nin verdiği teklif doğrultusunda, İl Genel Meclisi Avustralyalı heykeltıraş Andrew Rogers’in Nevşehir’in Göreme beldesinde bulunan Karadağ mevkiinde yaptığı ve uzaydan görülebilen heykellerin yapılış amacını araştırma kararı aldı. Encümen Üyeleri tarafından verilen teklifin oy çokluğu ile kabul edilmesinin ardından İl Genel Meclisi İnceleme ve Araştırma Komisyonu çalışmalara başladı.

 

Strength, Andrew Rogers

Strength

Andrew Rogers, 29 Mayıs 2010 tarihinde “Zaman ve Mekân, Hayatın Ritmi” adını verdiği projesinin tamamlanması nedeniyle düzenlenen törende yaptığı konuşmada, “Eserlerimi yaptığım yerlerdeki tarihi ve doğal dokuya çok fazla önem veriyorum. Türkiye’de, Kapadokya bölgesinin en önemli merkezlerinden Göreme beldesini tercih ettim. 12 farklı ülkedeki heykellerin yapımında 5 bin kişi çalıştı. Yaptığım heykellerin ana teması zaman ve yerdir. Heykellerde kullandığım taşların özellikle bölge dokusuna uygun olmasına dikkat ediyorum. Heykellerde ayrıca eski insanların yaşam tarzlarını anlatmak istiyorum. Ortaya çıkan bu muhteşem eserlerin yapımında çalışan taş işçilerini yürekten kutlarım.”  Diyerek amacını özetlemiştir.

Day On Earth, Andrew Rogers

Day On Earth (Dünyada Bir Gün)

Gerisinde bizlere bıraktığı eserlerinin ardından pek çok tartışmalar çıkartılmış adeta cadı kazanı kaynatılmaya başlanmıştı ta ki şu haber ortaya çıkana kadar;

Eserleri “Google Earth”ten görülebilen Avustralyalı ünlü heykeltıraş Andrew Rogers’ın, Kapadokya’da oluşturduğu “Zaman ve Mekân” adlı Heykel Parkındaki onlarca heykelden ikisi yıkıldı. 2010 yılında tamamladığı, “Dünyada Bir Gün” ve “Zaman ve Mekân” adlarını verdiği, Heykel Parkta bulunan onlarca heykelden ikisi, henüz belirlenemeyen bir nedenle çöktü. Kapadokya’da bulunan ve yükseklikleri 10 metreye ulaşan heykeller, Rogers’ın en son yaptığı eserler olarak biliniyor.

Rogers’ın, “Yaşam şekillerini ifade etmeye çalıştığım sütunlardan oluşan heykelin bir sütunu, üzerindeki yaldız sayesinde güneşin her batışında parlayacak ve bu çevreden dikkati çekerek, gözlenebilecek” dediği heykel ile onun yanındaki bir heykelin yıkılması üzerine, Göreme Belediyesi tarafından bölgede inceleme yapıldı ve durum Rogers’a da bildirildi. Göreme Belediye Başkanı, çökmenin meydana geldiği Heykel Parkta belediye olarak incelemelerde bulunduklarını, çökmenin hava şartlarından kaynaklandığını tahmin ettiklerini söyledi. Çöken heykelin fotoğraflarını çekip Rogers’e gönderdiklerini de bildiren Belediye Başkanı, Heykel Parkta herhangi bir restore çalışması yapmayacaklarını, Rogers’ın heykellerin o şekilde kalmasını istediğini kaydetti. Heykellerin yapıldığı taş kütlesinin kırılmaya müsait olduğuna da dikkati çeken Belediye Başkanı, “Çöken heykelin üzerinde daha önce bir çatlak varmış. Çökme ondan ve hava şartlarından kaynaklanmış” dedi. Heykel Parkta, Rogers’ın At ve Frigyalıların toprak ve bereket tanrısı olan Kibele heykeli, Seten Taşı (Düven Taşı), Melek Yüzlü Kuş, Hayat Ağacı, Çift Gövdeli Tek Başlı Aslan, Taş Devri ve İlk Tapınak adlarını verdiği heykellerde yer alıyor.

Day On Earth

Day On Earth, yıkılmış

Böylece sanatsal kaygılar ile insanlığa bırakılan bu anlamlı çalışmaların ardından, bölgenin turistik değerini yıllar öncesinden kavrayan tur şirketleri balonla yapılan gezi programlarına önemli bir görsel şölen izletmekten öteye geçemeyen heykel parkını da dâhil ederek kendilerine yeni bir parkur oluşturmuşlardır.

Çalışmaları için seçtiği ülkeyi, ülkede yaşayanlardan çok daha fazlasıyla tanıyan Andrew Rogers’i yapmaya çalıştıklarından dolayı kutlarız.

ANDREW ROGERS” üzerine 2 düşünce

  1. Ne müthiş hava şartları varmış oralarda b’abi! Sanki düşünüp de etkilemiş o yaldızlı sütunu.

    Sen de bize yazar olarak bir de iyilik yap lütfen. Buraya yükleyeceğin görsel herşeyi şöyle bir adam gibi isimle ki biz de neye baktığımızı bilelim. Bu işler sadece altına yazmakla olmuyor abicim. Örneğin Andrew Rogers dediğin adamın fotoğrafının ismi 1-21.jpg. O heykelin adı ‘yıkıkheykel1’ mi?

    Lütfen sitende yayınlanmış ve yayınlanmamış görselleri anlamlı bir şekilde isimle çünkü bu fotografları yazıdan ayırdığın zaman hiç bir anlamı kalmıyor.

    O kadar düşünmüş, kafa takmışsın ve yazmışsın. Lütfen eski fotorafları tararken veya kameradan yüklerken fotoğrafların ismini de ver ki yazdığın konunun önemini arttırsın. İlerideki zamanlarda biz de ne olduğunu bilelim o fotoğrafların. Bak yakında yazıların British Library’de arşivlenecek ona göre! – dalga geçmiyorum.

  2. Ley hatları üzerine yapılmış beton yığınları enerjiyi kesmeye yönelik yapılmış birer katliamdır! Daha fazla ve derinden araştırmanızı öneririm. Andres Rogers’ı finanse edenler yeni dünya düzenini oluşturmaya çalışan dünyanın en zengin ve en sapkın kişileridir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir