Joan Miro Ferra

Birkaç hafta öncesinde basınımızda çıkan bir duyuru ile Miró sergisinin Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Tophane-i Amire Kültür Sanat Merkezi salonlarında yapılacağını öğrendik.

Ülkemizde, sanatseverlerin beğenisine sunulan pek çok organizasyondan biri olan bu serginin, 20. yüzyılın oluşumu ve şekillenmesinde emeği olan isimlerden Joan Miró Ferra’ya ait olması bizleri hem onurlandırdı hem de sevindirdi.

2013 yılının son günlerinde, bir yandan devam etmekte olan Anish Kapoor heykel sergisinin yanında açılacak olan Miró sergisini de bir an önce görebilmek üzere heyecanla beklemeye başladık.

Ancak bu sefer diğerlerinden farklı olarak, yapılan duyurularda şöyle bir söylem vardı. Serginin giriş ücreti 20 TL. dir ve biletler şu siteden temin edilebilir açıklaması yapılmaktaydı.

Buna benzer bir takım konser ve benzeri organizasyon duyurularında da aynı sitenin web adresi verilerek bilet temin edilebileceği olgusu vurgulanmakta ancak hiçbir zaman fiyat belirtilmemekteydi.

Belki teknik nedenlerden belki de başka nedenlerden olsa bile bu web sitesindeki adresten temin edilen bilet bedellerinin ödemeleri yapıldıktan sonra herhangi bir nedenle geri tahsil edilebilmesinin neredeyse imkânsız olduğunu bu deneyimi yaşayanlar çok iyi bilmektedirler.

Konserin iptalleri, gösterilerin ertelenmesi v.s nedenlerle ödenmiş bulunan bilet bedellerinin geri ödemesi ne yazık ki, pek çok nedenle sitenin sorumluluğunda olmamasına rağmen yapılmamakta, hal böyle olunca da sanki site tarafından yapılmadığı algısı oluşmakta olsa bile esas sorumluların organizasyonların düzenleyicisi veya sorumluları olduğunun bilinmesi gerektiğidir.

Sözünü ettiğimiz organizasyonların pek çok nedenle iptallerine yepyeni bir örneğini de, bir başka ülkede olmayacak şekilde ülkemizdekilere has bir şekilde ekleyebiliriz.

Bu örnek aslında ülkemizin bir yüz karası olup, bu konudaki oluşumun belgeleri Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi tarafından yayınlanarak bizlerle paylaşılmıştır.

miro

15 Kasım 2013 – 31 Ocak 2014 tarihleri arasında, Üniversitemiz, Tophane-i Amire Kültür Sanat Merkezi Beş Kubbe Salonu’nda “Kült Reklamcılık Organizasyon Hizmetleri Limited Şirketi” tarafından düzenlenen “Miro İstanbul’da” sergisi için sadece mekân tahsis etmiştir. Ancak Miro Vakfı tarafından 18.12.2013 tarihinde Rektörlüğümüze gönderilen ve açıklamamızın ekinde bulunan yazıda belirtilen gerekçeler üzerine (Miro Vakfı ve varislerinin isteği üzerine) sergi 19.12.2013 tarihi itibari ile kapatılmıştır.

Konunun aydınlığa kavuşması doğrultusunda incelemeler başlatılmış olup detaylı bilgilendirme en kısa zamanda kamuoyuyla paylaşılacaktır.

Bilgilerinize sunulur.

Yaşananlar üzerine Kült’ten de konuyla ilgili bir açıklama geldi.

“20 Kasım 2013 tarihinde Tophane-i Amire Kültür Sanat Merkezi’de düzenlediğimiz Joan Miro Sergisi dolayısıyla 18 Aralık 2013 tarihinde İspanya’da bulunan Miro Vakfı’ndan tarafımıza bir elektronik posta gelmiştir. Bu elektronik postada sergideki bazı eserlerin orijinalliğine ilişkin tartışma bulunmaktadır.

Koleksiyonun sahibi ARETE Sanat Galerisi eserlerin orijinal olduğunu belgeleriyle belirtip taahhüt etmesine rağmen Miro Vakfı’yla ARETE Sanat Galerisi arasındaki bu anlaşmazlık giderilinceye kadar Joan Miro Sergisi’ni 20 Aralık 2013 itibariyle kapatma kararı almış bulunmaktayız.”

Evet, sergi kapatılarak sorumluların teşhir edilmesine kadar geçecek süre içerisinde, sergiyi gezmek üzere biletlerini alarak paralarını ödeyen sanatseverlere paraları geri ödenecek midir?

Öyle sanıyorum ki, bizleri her zaman ayaklı lira olarak gören bu ve bunun benzeri organizasyonlar, suçu birbirlerine atarak konuyu kapatmaya çalışacaklar, nitelikli dolandırıcılık olarak tezgâhlanan bu oluşumu hepimizin gözü önünden kaçırmaya çalışarak hâsılatı paylaşacaklardır.

Öyle ya, Miró’yu kaç kişi tanır bizim memlekette be abi, koy gitsin, bir de bu işe MSGSÜ gibi önemli isimleri dâhil edersek yeteri kadar inandırıcı olur, birde herkesin web adresini bildiği bilet satış sitesinin adresini verirsek tadından yenmez.

Bu işin adı nitelikli dolandırıcılık olduğu kadar hepimize yapılan bir saygısızlığında adıdır.

Sorumlularının bir an önce hem maddi anlamda hem de hepimize yapılan saygısızlık anlamında cezalandırılmasını bu ve bunun benzeri oluşumlara bir daha yer verilmemesinin sağlanmasını yetkililerden dilerim.

(*) Joan Miró Ferra (20 Nisan 1893 – 25 Aralık 1983), Katalan ressam ve heykeltıraş.
Joan Miró Ferra, 1893’te İspanya, Barselona’da dünyaya geldi. 14 yaşında Barselona’da La Lonja’s Escuela Superior de Artes Industriales y Bellas Artes (Güzel Sanatlar ve Endüstriyel Sanatlar Okulu) katıldı. 3 yıllık sanat eğitimi sonrasında, burada memur olarak göreve başladı. Daha sonra sanat çalışmalarına devam edebilmek için bu görevi bıraktı ve 1912-1915 yılları arasında Barselona’daki Francesc Galí’s Escola d’Art isimli sanat okuluna devam etti. Galeri sahibi olan José Dalmau’nun teşvikiyle ilk sergisini Barselona’da 1918 yılında açtı.
1920 yılında Paris gezisi sırasında Pablo Picasso ile tanıştı. Bundan sonra Miro zamanının yarısını Paris’te geçirmeye başladı ve burada tanıştığı Max Jacob, Pierre Reverdy ve Tristan Tzara ile Dada hareketine katıldı. Paris’teki ilk sergisi 1925’te Galeri Pierre’de büyük bir surrealist hareket olarak yankı buldu.
1936’da iç savaş sebebiyle İspanya’yı terk etmek zorunda kaldı, 1941’de geri döndü. Aynı yıl New York, The Museum of Modern Arts’da ilk büyük retrospektif sergisini açtı. Miro, Josep Lloerns y Artigas’la birlikte seramik çalışmalarına başladı bununla beraber baskı alanına da ilgi gösterdi. 1954-1958 yılları arasını bu iki konuya konsantre olarak geçirdi. 1954’deki Venedik Bienali’nde grafik dalında büyük ödüle layık görüldü ve çalışması bir sonraki yıl Kassel’de yapılan ilk Documanta Fuar’ına dâhil edildi. 1958’de Paris UNESCO Binası’ndaki eseri ile Uluslararası Guggenheim Ödülünü aldı. Sonraki yıl tekrar resim yapmaya başladı, 1960 yılında heykeltraşlığa başladı. Miro’nun retrospektifleri, Paris, Musée National d’Art Moderne ve Grand Palais’de yer aldı.
Miro, 25 Aralık 1983’te İspanya’nın Palma de Mallorca şehrinde hayata gözlerini kapadı.
Soyut ve gerçeküstü sanatın temsilcilerinden ressam ve heykelci Miro’nun çok sayıda taş baskı ve duvar resmide yapmıştır.
Bir kuyumcunun oğlu olan Miro’nun ailesi güzel sanatlar okuluna gitmesini engellediği için normal bir liseye devam etti, burayı bitiremeyince ticaret okuluna girdi.
İki yıl memurluk yaptıktan sonra yaşadığı psikolojik sorunlardan dolayı ailesi Barselona’daki bir güzel sanatlar okuluna gitmesine izin verdi.
Okuldaki öğretmeni Francisco Gali’den ders aldı. Birlikte birçok seramik yaptıkları Lorens Artigas’la tanıştı. Empresyonizm, Fovizm ve Kübizm evrelerine geçti.
1916 yılında Reverdy’nin sürrealizm hakkında yazılar yazdığı Nord-Sud dergisini keşfetti. İlk sergisini Barselona’da Delmau’da açtı ve gerçekçi manzara resimlerini sergiledi.
1920’den itibaren sanatçı yazılarını Montroig’ta, kışlarını ise Paris’te geçirmeye başladı. Paris’teki ilk sergisini 1921 yılında Galerie La Licorne’de açtı fakat bu sergi başarılı olamadı.
1924’te Aragon, Eluard ve Breton gibi sürrealistlerle tanıştı. Özellikle Paul Klee’nin etkisiyle düş resimleri ile düşsel manzaralar yaptı.
Hollanda’ya giden Miro, orada Ev İçleri adlı yapıtlarını yaptıktan sonra 1929’da evlendi. Daha sonra papiers colles’leri ve konstrüksiyonlarıyla resmin sınırlarını aştı.
Aynı yıl ilgi alanı genişlemeye başladı. Sahne sanatlarının yanı sıra duvar halıları da yaptı. Sanatçının ünü Atlantik’i geçti ve yapıtları New York’taki Valentine Galerisi’nde sergilendi.
İç savaşın öncesinde İspanya’yı terk etti ve Paris’teki Evrensel Sergi’nin İspanya Cumhuriyeti için Biçme Makinesi adlı büyük bir duvar resmi hazırladı.
1940’larda tanınmış “Takmayıldızlar” adlı dizisine başladı. Birçok ressama sürrealist resmin ölmediğini gösterdi. Bu dizi 1945’te New York’ta sergilendi.
1941 yılında New York geriye-dönük bir Miro sergisi ilk defa Modern Sanat Müzesi’nde sergilendi.
Cincinnati’deki Hilton Oteli ve Harvard Üniversitesi için duvar resimleri yaptı ve 1958’de Artigas’la birlikte Paris’teki UNESCO sarayı için seramik bir duvar hazırladı.
Bern, Venedik Bienali, Brüksel, Amsterdam, Londra, Tokyo ve Kyoto gibi kentlerde geriye-dönük sergileri yapıldı.
1955-1959 yılların arasında sanatçı resim yapmayı bırakıp kendisini seramik ve tahta oymalarına verdi. 1960’da yeniden resim yapmaya başladı.
1962’de Paris’teki Ulusal Modern Sanat Müzesi’nde ilk toplu sergisini açtı. 1980’de İspanya’nın Genel Sanatlar Altın Madalyası’nı kazandıktan sonra Madrid’de bir meydana adı verildi.
Miro’nun heykelleri ve montajları kendisini, sürrealizmin en resimsel yönünde Picasso’nun yanına getirip koymaktaydı. Sanatçı doktrin açısından sürrealist değildi. O ve onun figürleri bize sürrealizmi anımsattı.

Kaynak: http://www.msxlabs.org/forum/sanat-ww/13480-joan-miro-ferra.html#ixzz2oDBITwph

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

6 × 1 =