KAMUSAL REKLAM

Sigara ile diğer tütün mamullerinin genel anlamda kapalı yerlerde içilmesi zararlarının önlenmesi ve her türlü reklamının yapılması hakkındaki kanun, 19 Temmuz 2009 tarihinden beri ülkemizde absürt bir şekilde uygulanmaktadır.

Absürtlüğün ana kaynağı kapalı alan ile ekonomik çıkar arasındaki ilişkidedir. Yaz günlerinde kapalı alanları açık hale getirilebilme becerimizle, yasağı delme konusunda gösterilen başarı birbirini tamamlamakta, içilebilen her türlü tütün mamulünün dumanları rahatça atmosfere salınabilmektedir. Hâlbuki kış günlerinde kapalı alanlarda oturmak zorunda olanlar, orada bulunan tiryakilerin ortama saldıkları tütün dumanlarını teneffüs etmeye zorlanmaktadırlar, nedeni ise her zaman olduğu gibi işletmenin kazancına mani olmamak adına bu işe ses çıkartmayan/çıkartamayan insanlardır.

Bazı yerlerde yasanın gerekleri uygulanırken pek çok yerde uygulanabilmesi, karikatürize şekilde çözümlerle engellenmektedir.

Sadece İstanbul’da yüz bin adedin üzerinde kahvehane olduğunu varsayarak her an binlerce paketin içerisinden çıkartılan bir adet sigaradan derin nefesler çekilerek sigara üreticisi şirketlerin kasasına ne kadar kar ilave edildiğini hesap edebilmek çok da zor olmasa gerek.

Zaten sigara üretici şirketlerinde söylediği gibi bu uygulamadan dolayı kayıplarının %10 civarında olduğudur.

Buna rağmen mesele insanların sigara içememelerinden dolayı meydana gelen kar kaybı olmayıp, beraberinde getirdiği en önemli sorunun sağlık sorunları olduğudur.

İlaç, doktor, hastane kısacası sağlık sektöründeki kayıpları da düşünecek olursak insanların sigara içmelerinin %100 önüne geçilebilmesi mümkün olabilse varın siz hesap etmeye çalışın meydana gelecek olan kaybı.

O zaman böylesine şartlar içerinde yaşamakta olan ülkelerde, allı pullu isimli yasaların uygulanabilmeleri de kendi şartlarına uyum sağlamaktadır.

Örneğin, yasa hükümleri çerçevesinde üzerinde önemle durulması gereken uygulamalara bakarsak;

Her türlü reklamın yasak olduğunu görmekteyiz.

Kanun uyarınca tütün ürünlerinin ve üretici firmaların isim, marka veya alametleri kullanılarak her ne suretle olursa olsun reklam ve tanıtımı yapılamayacak. Bu ürünleri teşvik eden kampanyalar düzenlenemeyecek. Bu mamulleri üreten firmalar, hiçbir etkinliğe isimlerini, amblemlerini veya ürünlerinin markalarını kullanarak destek olamayacak.

Tütün ürünleri sektöründe faaliyet gösteren firmaların isimleri, amblemleri veya ürünlerinin marka ya da işaretleri, bunları çağrıştıracak kıyafet, takı ve aksesuar taşınamayacak.

Firma araçlarında da markaların tanınmasını sağlayacak uygulamada bulunulamayacak. Firmalar, üretilen ve pazarlaması yapılan tütün ürünlerini bayilere veya tüketicilere, teşvik, hediye, eşantiyon, promosyon ve yardım olarak dağıtamayacak.

Tütün ürünlerinin isim, logo ve amblemleri kullanılarak bildirim yapılamayacak, basın-yayın organlarına ilan verilemeyecek.

Filmlerde gösterilmeyecek,

Televizyonda yayınlanan programlarda, dizilerde, filmlerde, müzik kliplerinde, reklam ve tanıtım filmlerinde tütün ürünleri kullanılamayacak, görüntülere yer verilemeyecek.

Sağlık, eğitim ve öğretim, kültür ve spor hizmeti verilen yerlerde de tütün ürünleri satılamayacak.

Evet, bu şartların bir kısmı uygulamada yani yaşamda, dikkatlice sınırlansa da bir kısmı çok ciddi şekilde Güney Doğudaki sınırlarda yıllardır süregelen kaçakçılık faaliyetlerini aratmayacak biçimde ihlal edilmektedir.

Bizler her konuda sahte çözümler üretmekte büyük bir başarı sahibi olduğumuzdan, bu konuda da geliştirmiş olduğumuz çözüm herhalde sigara üreticisi şirketleri de hayretler içerisinde bırakmıştır.

Sigara reklamlarında sigara içenleri elde tutabilmenin bir tek yolu vardır. Paketten çıkartacağı bir sigarayı yakarak derin bir nefes çekmesini sağlayabilmek. Bunun için “Eşeğin aklına karpuz kabuğu düşürmek” fikrinden yola çıkarak sigara içenlerin aklına sigarayı getirmektir. Zira sigara içenler bilirler ki “aklına sigara gelirse bir tane yakmadan asla duramazsın.”

Sigarayı bırakabilme ya da bırakamamanın sırrı da burada yatmaktadır aslında. Eğer aklına sigarayı getirecek herhangi bir şey olurda sen sigara yakmayı düşünmezsen o zaman sen sigarayı bırakmışsındır. Yok, eğer sağda solda bir sigara aramaya başlarsan sen o zaman henüz sigarayı bırakmaktan uzaksındır.

Sigara reklamlarının ana hedefi de budur. Bir zamanlar yollarda asılı duran kovboy şapkalı adamların ellerindeki Marlboro yazılı afişleri görenler, muhakkak ceplerinde taşıdıkları paketten fiyakayla çıkardıkları sigaralarından bir tane yakarak derin nefesler çekmişlerdir.

Bugün ise bu tür reklamlara yasa gereği izin verilmiyor. Ne kadar zor değil mi? Adeta köşeye sıkışmış gibi görünen bir büyük pazar ve insanlar üzerinde oynanan büyük oyun.

Bu insanların aklına sigarayı nasıl düşürebiliriz acaba? Tıpkı bir zamanlar yollarda görmeye alışık olduğumuz kovboy şapkalı adamların ellerindeki Marlboro yazılı afişlerin yarattığı etkiyi yaratabilmek için. Önemli olan “eşeğin aklına karpuz kabuğunu düşürmek” olduğu gibi sigara içenin aklına da sigarayı getirmektir.

O halde bunu en yüksekten ve en ulvi şekilde yapmak gerekir.

“Sizde sigarayı bırakın” kampanyaları başlamıştır. Alo 171 sigarayı bırakma hattı.

Radyolarda, televizyonlarda en insani ve ulvi değerlerle sigarayı bırakmak üzere “Kamu Spotları” dönmeye başlar.

Günün her anında ve her radyoda, televizyonlarda zank diye karşınıza çıkan şu sesi duyarsınız “45 senedir cigara içiyorum….” Diye başlayan memleketin yarısından fazlasının kullandığı bir konuşma üslubunun ardından, aklınıza düşerek ciğerlerinize süzülen dumanları hissetmenize yardımcı olacak Kamu Spotu.

Bir anda karşınıza çıkan sözde Alo 171 sigarayı bırakma hatlarının kafanıza yerleştirilmeye çalıştığı, ancak bir sigara daha yakmayı size hatırlatan Kamu Spotları bilinçli olarak mı, yoksa ulvi emellerle mi hazırlanmaktadır işte bunu bilebilmek ne yazık ki mümkün değildir.

Bilerek ya da bilmeyerek, bilinçli ya da bilinçsiz, sonuçta Kamu Spotu’nun sigara üreticisi şirketlerin adi ve aşağılık emellerine hizmet ettiği gerçeğidir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir