KELİMELERLE DOLU SAYFALAR

 

Turuncu renkli saçları olan kadının, Kalamış’ın kirli bardaklı, yosun kokulu çay bahçeleriyle başlayan yolculuğunda, bir piyanonun başına oturup, üzerine, portelerin dizili olduğu kağıtlar yerine, kelimelerin yazılı olduğu kağıtları koyarak, notalar yerine kelimelerle bir senfoni yaratabilmesinin adına ne denmeli?

Bu senfoninin cümlelerini oluşturan kelimeler, bir müziğin temel cümlelerini oluşturan notalar gibi senfoniyi iyice kişiselleştirsin ve diğerlerinden farklı kılsın.

Onu dinleyenler ya da okuyanlar, bu senfoninin ruhlarında bıraktığı izleri takip edebilmek üzere tekrar tekrar okuyup dinlesinler ve her seferinde, bambaşka bir senfoni dinlediklerini ya da okuduklarını sansınlar.

Ama defalarca dinledikten ya da okuduktan sonra aslında duyduklarının da okuduklarının da hep aynı şeyler olduklarının ayırdına varsınlar ve bir senfoninin kelimelerle yazılabilmesinin adına “YALNIZLIK” desinler.

Belki şunları da diyebilirler:

Yaşam-Ölüm-Karanlıklar-Gölgeler-Kan-Acı-Gözyaşı-Gece-Korku-Hüzün-Çöl-Kör dilenciler-Tabut-Bira bardağında çay-Maske-Terk edilmek-Yeşil kaplı defterler-Göçmenler-Kızılderililer-Cinayet-Yağmurlar-Kar-Midye kabukları-Taşlar-Mezarlıklar-Bulutlar-Konserve kutusundan kül tablası-Yarısı içilmiş sigara-Kan renkli yaralar-Açlık-Kefen-Tecavüz-İşkence kurbanları-Kabuk bağlamış yaralar-Çöplükler-Beyaz sessizlik-Kurumuş kabuk-Saf ışık-Hikayesiz yüz-Ter-Kör hayaller-Kirlenmiş ten kokusu.

Not: Bu yazıdaki turuncu saçlı kadının adı, Aslı Erdoğan’dır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir