KONUŞMA AKÇESİ

Levent Erden, bir kavram üretmiş ve adını “konuşma akçesi” koymuş, bizim de, “ne ola ki lan bu konuşma akçesi” diyeceğimizi bildiğinden;

Bir lisan öğrenilirken yeni kelimeleri sürekli cümle içinde kullanmak gerekir. Ne kadar çok cümle kurulursa, kelime o kadar kalıcı hale gelir. Bu, markalar hatta fikirler için de geçerlidir. Bir marka ya da kavram ne kadar çok cümlede kullanılırsa yani ne kadar konuşma akçesi olup harcanırsa o kadar yaygınlaşır ve benimsenir. Tabi internetin yükselişi, kitleselin zayıflaması ve alt ilgi gruplarının ortaya çıkışı işi karıştırdı. Farklı ilgi gruplarına aynı kavram yani aynı akçe ile erişmek zorlaştı. Ortak konuşma akçesi birimi alt ilgi gruplarına ve onların aralarında kullandığı kodlara göre değişiyor. Her alt ilgi grubuna ulaşmak için farklı konuşma akçeleri yaratmak zorunlu hale geldi

Her kesimin aynı ya da benzer konularda konuşamayacağı kesin olduğuna göre, farklı ilgi gruplarına farklı konuşma akçeleri yaratmak zorunda.

Zengin edebilmek için zenginleşmek lazım. Konuşma akçeleri çok ve çeşitli olan kazanır. Onun için de sosyal medyada cümle içinde kullanılmak herkesin amacı.” demiş.

Doğru demiş, yeni konuşma akçelerinin yaratılması biraz da yaşanılan zamana bağlı değil mi? Kestirmeden şöyle de sorabiliriz, yaşı 16 olanlar ile 70’ine yaklaşmış olanların yaratacağı konuşma akçelerinin aynı kodları taşıması mümkün mü? Güncel bir örnekle açıklamaya çalışalım;

Bir gazetede, MFÖ’nün Kendi Kendine adlı albümü “Karşınızda Türkiye’nin Rolling Stones’u Mazhar Fuat Özkan…” olarak tanıtıldı.

Mazhar’da bunun üzerine “Edirne’den Ardahan’a bize yeter. Daha fazlası olsaydı kaldıramazdık biz bunu. Sanki Edirne’den öteye yapacak çok şey varmış gibi…” deyiverdi.

Bizde albümü dinledik, MFÖ’nün söylediklerinin içindeki konuşma akçelerinin, cümle içinde ne kadar çok kullanıldığını anlamaya çalıştık. Ve gördük ki, Edirne’den öteye yapacak bir şey yok. 70’ine yaklaşmış olan bir kuşağın, “Bırakalım bu feysbuk, vatsapı gel seninle gezelim…” cümlesinde yakaladığı konuşma akçesi ne yazık ki geçer akçe olmanın çok gerilerinde kalmış.

Zamanı ve ötesini yakalayabilmek üzere süregelen bayrak yarışı son bulmayacaktır ancak bayrağın yeni gelenlere devredilmesi için bu etabın tamamlanmış olduğu da bellidir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir