MICIR YAPILACAK TARİH

 

Bafa Gölü

Bafa Gölünden bir görüntü

Radikal Gazetesi Ömer Erbil’in verdiği haberlerden bir tanesinde daha okuduklarımıza inanmakta zorlanmaktayız.

Ülkemizin sahip olduğu eşsiz kültür hazineleri ile doğal yapısı büyük bir yağmalama ve kıyım dönemiyle birlikte ne yazık ki yok olma tehlikesi altındadır.

Alman Arkeoloji Enstitüsü’nden Dr. Anneliese Peshlow 1990’ların başında Bafa Gölü kıyısında Batı Anadolu’nun en güzel antik kentlerinden biri olan Heraklia Latmos’unda başlattığı yüzey araştırmalarında, bugüne kadar tespit ettiği binlerce kaya resminin, M.Ö. 6.bin- M.Ö.5 binin ilk yarısına kadar uzanan bir zaman kesitinde bulunduğu ve Yakındoğu arkeolojisinin en önemli buluntularından biri olduğunu nitelendirilmektedir.

Dr. Anneliese Peshlow, “Dünyanın en önemli kültür mirası taş ocaklarında mıcır olacak” diye hem uyarıyor hem de sitem ediyor.

Son birkaç içinde bu bölgede cam, seramik ve boya sanayinde kullanılan hammaddelerin çıkarıldığı taş ocakları açıldı, işin daha vahimi çok sayıda ocak açılması için başvuru yapıldı. Ocaklar hammadde için topladıkları kaynakları mıcır haline getiriyor, işte tehlikede burada başlıyor. Hangi taşın yanında binlerce yıllık resimlerin olduğu bilinmediğinden, taşocaklarında bu kayalar birer ikişer mıcır olacaklar.

Dr. Anneliese Peshlow bunu öğrenince, dağ tepe gezerek resimlerin bulunduğu alanları harita üzerinde işaretlemeye başlar ve 350 noktada tam 1050 resim tespit ederek Unesco ile koruma kurullarına alanın kurtarılması için rapor hazırlar.

Neden ve nasıl olduğu anlaşılamayan bir şekilde aynı bölgede bulunan kaya resimleri arasında yer alan iki önemli resimde ne olduğu belirlenemeyen sıvıyla sıvanır.

Göktepe Kaya Resmi, Latmos Kaya Resimleri arasında, düğün kutlamaları, ilkbahar şenlikleri ve buna benzer geçiş ritüellerinin yapıldığı görüşünü en iyi yansıtan resim olarak biliniyor. Doğal bir kutsal alan olan kayalıkların içinde bulunan Göktepe resmi, Beşparmak Dağları’nda ilk bulunan resimdir. Figürlerin çifter ya da dans eden gruplar halinde betimlenmesinden dolayı, burada bir ilkbahar şenliği ya da düğün törenin resmedildiği düşünülmektedir.

Kuşadası Ekosistemi Koruma ve Doğa Sevenler Derneği (EKODOSD) bölgede yaptığı incelemelerde 8 bin yıllık tarih öncesi Göktepe kaya resimlerine büyük darbe vurulduğu, resimlerin üzerinin bir sıvıyla sıvandığını tespit eder. Neden yapıldığı bilinmeyen bu eylemi, kimlerin yaptığı da bilinmemektedir.

EKODOSD Başkanı Bahattin Sürücü bu eylemin yapılmasındaki amacının resimlere zarar vermek için kasti olarak ileri sürülebileceği ya da resimleri daha net görmek amacıyla bilinçsizce yapılabileceğine dikkat çekerek “Resimlerin üzerindeki sıvının uzun bir süre geçmesine rağmen kaybolmadığı görülmüştür. Derneğimiz bu konuda hem Kültür Varlıkları Koruma Kuruluna hem de resimleri araştıran onursal üyemiz Dr. Anneliese Peshlow’u bilgilendirmiştir. Peschlow, Karakaya ve Köprüalan bölgesindeki kaya resimlerinin hem doğa şartları hem de Göktepe Kaya Resmi gibi kasıtlı insan tahribatları nedeniyle bozulan resimlerin iyileştirilmesi için, T.C.Kültür ve Turizm Bakanlığı İstanbul Restorasyon Konservasyon Merkez Laboratuarı Müdürlüğü’nden gelen uzmanlar ile incelemeler yapılmıştır. Yapılan çalışmalarda örnekler alındı. İyileştirme çalışmalarının yapılabilmesi için, resimlerin olduğu yüzeye sürülen sıvının tespiti yapılacak. Şimdiye kadar tüm kaya resmi sanatı içinde, konu ve üslup açısından benzersizliğini koruyan, şekil ve anlatım olarak dünyada tek olduğu bilinen bu resimlerle ilgili, özellikle Karadere Mağara resmi ve Göktepe kaya resimlerinin korunma altına alınabilmesi için, 2 yıl önce önerdiğimiz gibi acilen etrafının demir parmaklıklı bir kapıyla kapatılması gerekmektedir. Burayı ziyaret etmek isteyenlerin Karakaya Köyü Muhtarlığına müracaat ederek, köyden verilecek bir gözlemci eşliğinde resimleri izlemeleri sağlanmalıdır. Aydın Kültür Varlıklarını Koruma Kurulu tarafından tescilleri yapılmaya başlanan bu iki resim için koruma tedbirlerinin alınacağını düşünüyoruz.” dedi.

Sürücü ayrıca kaya resimlerini tehdit eden diğer bir unsurun ise maden ocakları olduğuna dikkat çekerek “Bir yandan maden ocaklarının yoğun tehdidi altında bulunan kaya resimleri, bir yandan da bu tür münferit olayların tehdidiyle karşılaşmaktadır. 8 bin yıl önce yaşayan insanlardan bizlere miras kalan bu değerlere tüm insanlık sahip çıkmalıdır.”

Hangi şartlarda olursa olsun henüz turizmin ilgisinin üzerinde olmadığı, kültürü ve tabiatıyla bir nevi prehistoriya açık hava müzesi olma özelliği taşıyan bu yörenin doğası ve dünya kültür mirasında yer alan özelliklerinden dolayı koruma altına alınması ve “mıcır” olmasının önüne geçilmelidir.

Ayrıca bu bölgedeki yerleşimin tarihi özellikleri araştırılırsa resimlerin neden bilinmeyen bir sıvayla kaplandığı, Anadolu’nun pek çok yerinde olduğu gibi kutsal mabetlerde mevcut duvar resimleri, freskler, ikonalar ve benzerlerinin üzerlerinin neden kazındığı, boyandığı veya kapatıldığı çok daha iyi anlaşılacaktır.

Son söz: Vandalizmin dili, dini ve milliyeti yoktur dense de inanmayın.

MICIR YAPILACAK TARİH” üzerine 2 düşünce

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir