SANAL ALEM

Sanal âlemde, hem yayıncılık, hem de teknolojinin altyapısını sunan TÜRKSAT şirketi, sistemin güvenliğini sağlamak üzere dost hacker’larla çalışmaktaymış. Bir saldırı geldiği anda, ilk olarak iletişimi kesen şirket daha sonra saldırılarda ortaya çıkan açıkları bulup önlem almaktaymış.

Pekâlâ, bu şirketin bizlere karşı yaptığı saldırı ve dayatmalara, ne şekilde karşı koyabileceğiz acaba?

Evinde tek başına yaşayan 80 yaşının üzerindeki dul kadına çekilen numara ve dayatma senaryosu ise şöyle ortaya çıkmaktadır.

Tek eğlencesi evinde TV seyretmekten başka bir şey olmayan yaşlı kadın, oğluna telefon ederek TV yayınının kesildiğini ve izleyemediği söyler. Oğlu, abonesi bulunduğu KABLO TV şirketini arar ve kesintinin sebebini öğrenmeye çalışır. Bir borçtan dolayı yayına ambargo konduğunu öğrenir. Borç olması sebebiyle en kısa yoldan tahsilâtı yapabilmeye yönelik olan uygulama, aboneliklerin kapatılması işlemidir. Oysa büyük bir yenilik olarak ortaya konan, her tarafı tercüme kokan ve pek çok tuhaflıklar içeren yenisiyle, halen yürürlükte olan eski ticaret kanunumuz özel sektörün borcunu tahsil edebilmek üzere böyle metazori uygulamalar yapabilmesi konusunda hiçbir hüküm içermese de böylesi uygulamalara alışık hale geldiğimizden borcu ödemek üzere ilgili Kablo TV şirketine giderek ödemeyi yapmak istediğimizi ve yayına konan ambargonun kaldırılması arzumuzu iletiriz.

Herhangi bir borç görünmediği bu konuda daha açıklayıcı bilgi almak üzere Türksat şirketine gidilmesi gerektiği söylenir. Sağda solda yeni Abone Merkezi olarak açtığı iki masa ile bilgisayardan oluşan, elektrik sobasıyla ısıtılan derme çatma merkeze sağanak yağmur altında giderek bilgi almaya çalışan yaşlı kadının oğlu alacağı cevapla irkilir. 2012 yılında yaşadığımızı göz önüne alırsak, önündeki bilgisayarın ekranına bakarak cevap vermeye çalışan Türksat şirketi yetkilisi, 2009 yılından kalan bir borcunuz varmış ama onu da ödemişsiniz yayınınız bu yüzden kesilmiş diye bilgi verir. Pekala borcumuz bulunmadığına göre yayınımıza neden ambargo koyuyorsunuz? Lütfen bu durumu düzeltin diyerek ricada bulunmasına rağmen alacağı cevap daha da ilginçtir. Hayır efendim, abonelik sahibinin kimlik fotokopisini ekleyeceğiniz dilekçeyle müracaat etmeniz gerekiyor cevabı karşısında ne denebilir?

Borç bulunmadığı ya da herhangi bir kusur olmadığı halde yayına konan ambargonun kaldırılması talebiyle dilekçeyle müracaat edilmesi gerektiği konusunda açıklayıcı bir bilgi edinilmesi mümkün olmamasını nöbet tutan askerin “yassah hemşerim” uygulamasına eş değerde kabul ederek yapılan metazori dilekçe uygulamasına yenik düşen oğlu, annesinin yanına kimliğini ve yazacağı dilekçeyi almak üzere gider.

Türksat şirketinin dayatması bununla kalsa öpüp başımıza koyacağız ama başımıza geleceği henüz bilemediğimizden bir koşu yazdığımız, borcumuz ya da herhangi bir kusurumuz bulunmaması sebebiyle yayına konan ambargonun kaldırılmasını talep ettiğimiz dilekçemiz elimizde ikinci kez görevlinin yanına gittiğimiz masa ve bilgisayardan oluşan abone merkezinde bu seferde sizin aboneliğiniz yokmuş efendim şeklinde bir uyarıyla karşılaşmak çileden çıkmanın başka adı olmasını gerektiriyordu herhalde. Bunca senedir yayını izliyoruz, gelen faturaları ödüyoruz aboneliğimiz nasıl olmuyormuş? Sorusunaysa görevli ben bilmiyorum efendim bilgisayarda bu veri görünmekte ifadesiyle durum anlaşılır hale geliyor ki, Türksat dayatması ile karşı karşıyayızdır.

Artık şirketin ya da kurumun önünde sizin bir sinek kadar bile değeriniz olmayıp, onun istediğini yapmak ve söylediklerini harfiyen yerine getirmek zorundasınızdır bu dakikadan itibaren. Çünkü evde 80 yaşındaki anneniz TV yayınına konan ambargonun kaldırılmasını beklemektedir. Görevlinin uzattığı bir tomar sözleşme ile ilgili kâğıtları yanımıza alıp sokağa çıkmaktan aciz annemizin yanına tekrar giderek sözleşmeyi imzalaması gerektiğini izah etmekte hayli zorlandıktan sonra üçüncü kez masa ve bilgisayardan müteşekkil abone merkezindeki görevlinin, sözleşmedeki imzaları kontrol etmesinin ardından gönderecekleri bir teknik ekiple yayına konan ambargonun açılacağını söylerler. Bizim ise bu dayatmaca ve çekilen numaranın ardından haklarımıza yapılan bu açık saldırıya dur diyebileceğimiz ne yazık ki elimizde hiçbir imkân yoktur.

İnanıyorum ki, bizler gibi eski KABLO TV şirketinden kalma abonelikler bu şekilde veya buna benzer bir şekilde TÜRKSAT şirketi tarafından yapılacak olan dayatma ve amacından saptırılan bir modelle yenilenmeye çalışılmaktadır. Bu dayatmanın altında ne gibi bir kazanç vardır, onu da birileri anlatacaktır herhalde.

SANAL ALEM” üzerine 5 düşünce

  1. Korkunç bir durum! Bir sürü gerçeği ortaya çıkaran bir durum.

    İlkin eski şirketin sadece abonin adını bilmesi ve artık kontratının geçerliliğini yitirmesinden dolayı, yeni kontrat imzalatarak aboneyi bağlamak.

    İkincisi daha da ilginç, aynen dediğin gibi ‘Yassah Beyim’ uygulaması ama bu sefer emir bir makina tarafından verirliyor!

    Her ne tarafından bakarsan, iğrenç bir durum!

    Bence bu iğrenç durumdan kurtulmanın en iyi yolu, bunu kesip atmak. Televizyon seyretmek O’nun için bir hayat bağı olduğu için çözüm olarak bir uydu anteni takmalı ama saçma sapan bir şirkete bağlı olanından değil!

    Şöyle bir plan yapılabilir:

    * Geçiş süresince şirketin servisi kullanılır.

    * abonelik parası istemeyen kanalları çeken uydu alıcıları araştırılır. Bunu söylememin nedeni, kablolu şirketlerin yaptıkları zaten abonelik istemeyen yayınları bir araya toplayıp onları servislerinin bir parçası olarak gösterip karşılığında bir miktar abonelikTek farkı uydu antenini zırt pırt oraya buraya çevirmemek. almaları. Paralı kanalları zaten bunun üstüne bir abonelik ödeyerek alıyorsunuz.

    * Bu araştırma motor aracılığıyla dönebilen uydu antenlerini de içerir ki anteni zırt pırt oraya buraya çevirmekle uğraşmamak.

    Bu dediklerim çok masraflı ve fasariya bir iş gibi gözükebilir fakat bu saçmalıktan kurtulmanın da başka çaresi yok. Ya kolunu kesip ‘al diyetini sok bir tarafına’ diyeceksin ya da köküne kadar dayansa da yiyeceksin. Saçma sistemlerde her zaman bir çözüm vardır.

    • İş sadece bununla kalsa iyi, daha ne dayatmalarla yaşamaya çalışıyoruz, bir başka örnek; Turkcell isimli şirket, bozulan kablosuz internet erişimi sağlayan modemini, arıza nedeniyle, sağlam olanıyla değiştirmek durumunda olmasına rağmen şöyle bir tezgah kurmuş. İnsanı bezdirecek kadar bir sürü formaliteden sonra yeni modemin barkodunu, şirket görevlisi bilgisayara girerek işlemleri tamamladıktan sonra teslim etmesi gerekmekte ama görevlinin bilgisayarı modemin barkodunu bir türlü kabul etmemektedir. Bu durumda görevli maalesef işlemi gerçekleştiremiyorum diye özür diledikten sonra durumu bir e-postayla şirketin daha üst düzeydeki yetkilisine bildirdiğini ve gelecek yanıta göre hareket edeceğini söyler. Haklı olarak e-postaya ne zaman yanıt alacağını sorarsınız, görevli ise şöyle bir cevap verir, bir süre veremiyorum, bir çok e-posta içerisinde cevap verilmesi gerektiğinden bilemiyorum ama sizin işiniz çok aceleyse daha sonra gelebilirsiniz. Bir profesyonel internet kullanıcısı olmanızı göz önüne almadan, bütün işinizi facebook-twitter yada bilmem ne takipçiliği olarak gören hamşo görevlinin e-postasına ne zaman yanıt verileceğini beklemek ile geçecek zaman süresinde müşterilerinize ait işler gecikmiş yada yerine getirilememiş olmasının Turkcell adlı şirketin umurunda olmadığından modemi size teslim etmekte hiç bir acelesi yoktur. Sonuçta ver parasını al yenisini dayatmacasıyla karşı karşıya olduğunuzu anlayarak abonelikten çıkma kararı verincede bir sürü görevli peşinize düşerek sebebini öğrenmeye çalışır. Bu sefer alternatif seçeneğim olduğundan yurt dışına gideceğim gerekçesiyle aboneliğimi iptal ettirerek rahata erdim.
      Ayrıca şu konununda üzerinde durmanı tavsiye ederim windows xp servicepack 3 güncellemesinin sonuçları dayatmaca mıdır? Yoksa tamamen kullanıcılara yönelik iyi niyetli bir yaklaşım mıdır?

  2. Çoğu internet şirketleri servislerini satarken, yani kullanıcıyı abone yaparken, işi bilmeyenlere kolaylık sağlama adına yanında bir de modem kakalamayı iş haline getirirler. Aslında sağladıkları modem bedava değildir – kontratı imzalamadan veya servisi almak için telefon etmeden çok önce küçük yazıları okuyan gözlüğünü takman, yeterli gelmiyorsa da bir büyüteçle neyin kaça mal olucağını okumanda yarar var.

    Verdikleri modem de zaten boktan bir modemdir. Ne içeri gelen, ne dışarı çıkan trafiği istediğin gibi kontrol edemezsin. İnce ayarı olmayan odun gibi bir kutu verirler sana ki sadece vermek istedikleri servise bağlanasın. Evine güvenlik getirmek mecburiyetleri yoktur veya evinden sağlamak istediğin bir servis varsa onun gereklerini sağlıyacak bir modem değildir bu. Fakat parasını yine de alırlar.

    Ben bunu öğrendiğim günden beri hiç bir şekilde onların bana sattığı modemi istemem. Aynı paraya da olsa kendi aldığım modem onların verdiğinden daha iyidir ve de benim malımdır. Daha iyisini de istersem ona göre isteklerime cevap verecek adam gibi bir modemi iki katına da olsa alırım çünkü o alet benim işimi istediğim gibi yapacaktır, garantisi vardır, yazılımını gerektiği zaman güncelleyebilirsin vs.

    Ayrılırken her zaman peşine düşerler. İşine gelirse bunu daha iyi bir fırsat olarak değerlendirmek için onlarla pazarlık yaparsın. Gına gelmiş ve daha iyi bir alternatifin varsa yaptığın gibi güzelce bir bahaneyle ayrılırsın. Kalaylamak istiyorsan da basarsın kalayı belki öğrenirler de iyiye gider niyetiyle. Fakat yanılma, kalayın, servisi iyileştirmek için değil, eğer bir gün geri dönersen sana karşı kullanılmak için hiç unutulmayacak bir şekilde saklanır!

    Gelelim service pack 3’e. Şöyle bir bakındıktan sonra. Çoğunluğun problem yaşadını öğreniyoruz. Bu servis pack 3’ü bir dayatmaca olarak algılamamakta yarar var.

    Olaya şu şekilde bakmak lazım: bir İşletim Sistemi sürümünü yayınlamak için bütün hataları bulup onarmak imkansızdır. Bu istatistiksel olarak da mümkün değildir. Bu işle uğraşan koskocaman bir bilim dalı vardır, adına da Yazılım Güvenilirliği [Software Reliability] denir. Dolayısıyla İşletim Sistemi yeterli bir şekilde çalışır hale geldiği zaman sürüm yayınlanır. Olabilecek hatalar veya ortaya çıkarılan güvenlik açıkları, ileride yayınlanacak olan yamalar veya Service Pack’larla halledilmeye çalışılır. Yamaların eski hataları onarırken yeni hatalara yolaçmayacağı bilinemez.

    Bu zaman içerisinde yayınlamış İşletim Sistemi sürümü üzerinde çalışan başka programlar yazılır.Bunlar kelime işlem, hesap, çizim, muhasebe veya anti-virüs programları olabilir. Yeni yama yayınlandığı zaman İşletim Sistemi sürümünün çalışma şekli değişir ve üzerinde çalışan yukarıda bahsettiğim gibi programlar bu değişiklikten ters bir şekilde etkilenebilir ve hatalı çalışabilir. İşin esası budur, yoksa bir dayamaca diye bakmamak lazım.

    Buna ek olarak Windows kapalı kodlu bir İşletim Sistemi olduğu için, eğer çözüm ortağı değilsen, içini açıp hangi parçası nasıl yazılmış da şu yazılımda şu hataya neden oluyor diye bulmak mümkün değildir. MS tarafından yayınlanan kılavuzları okuduktan sonra, bir yerde deneme yanılma metodu uygulanır. Bundan dolayı da örneğin yazılan bir muhasebe programındaki ortaya çıkan problemi gidermek daha uzun bir zaman alabilir.

    Açık kaynak kodlu İşletim Sistemlerinde olan hataları bulmak çok daha kolaydır çünkü binlerce kişi o yazılan kodun neden hata verdiğini bulmak için okur ve çözüm üretir. Açık kaynak kodlu İşletim Sistemleri üzerinde çalışan program yazan programcıların da olabilecek hatayı bulup onarması bu nedenle daha kısa zamanda olabilir.

    Bu arada K9 diye bir muhasebe programının yazılım kodları kısa zaman önce halka açıldı ve kullanımı artık ücretsiz. Zamanın olursa bir incele. http://www.k9ticaripaket.com/

  3. Servis Pack 3 hakkında cahaletin ürettiği büyüleyici komplo teorilerine de inanmak istersen bunu hiç kimse engelleyemez. Sonuçta mitolojinin doğduğu topraklarda yaşıyorsun.

    Bu yama başını ağrıtıyorsa, tanıdıklarından aldığın cevap da tatmin etmiyorsan, aç oku biraz, bulursun nasıl kurtulacağını.

  4. Beş dakikada öğrenmek mümkünmüş!

    Yöntem 1: Denetim Masası’ndaki “Program Ekle veya Kaldır” öğesini kullanma

    1. Başlat’ı ve ardından Çalıştır’ı tıklatın.
    2. Aşağıdaki komutu kopyalayıp Aç kutusuna yapıştırın ve ENTER tuşuna basın:

    appwiz.cpl

    3. Güncelleştirmeleri Göster onay kutusunu tıklatarak seçin.
    4. Windows XP Service Pack 3’ü ve sonra da Kaldır’ı tıklatın.
    5. Kaldırma işlemi tamamlandıktan sonra bilgisayarı yeniden başlatmak için Son’u tıklatın.

    Yöntem 2: Gizli $NtServicePackUninstall$ klasörünü kullanma

    1. Başlat’ı tıklatın, Çalıştır’ı tıklatın, Aç kutusuna c:\windows\$NtServicePackUninstall$\spuninst\spuninst.exe yazın ve Tamam’ı tıklatın.
    2. Windows XP Service Pack 3 Kaldırma Sihirbazı başlatıldığında, İleri’yi tıklatın.
    3. Ekrandaki yönergeleri izleyerek Windows XP SP3’ü kaldırın.

    kaynak: http://support.microsoft.com/kb/950249/tr

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir