TÜRKİYE DENİZCİLİK İŞLETMELERİ

Son iki yüz yıllık tarihinde hızlı bir değişimin yaşandığı, Türk denizciliğinin ve deniz ulaşımı hakkındaki bilgilerimizin oldukça kısıtlı olduğu ve yapılan çalışmalar ile kaynakların da ne yazık ki yetersiz bulunduğu, ilgi duyulan alanlarda günümüzün sınırsız bilgi erişimine açık platformlarında dahi içeriğin asılsız ve ciddi olmaktan uzak kaldığı yorumlara fazlasıyla rastlamak kaçınılmaz. Neredeyse yanlış bilinen doğrular haline gelen bilgilerin ise tarihsel süreçte yaşanılan kopukluktan ortaya çıkmış olması ve kendi geçmişimizle olan bağımızın ilgisizlikten ve gerektiği gibi korunamadığından unutulup gitmesi hiçte zor değildir.

Örnek vermek gerekirse, 1 Temmuz günlerinde takvimlerde yer alan Kabotaj Bayramı unutulup gitmiştir.

Elbette elimizde kalan ve üzerinde yaşadığımız medeniyetin geçmişini simgeleyen pek çok tarihi değeri müzelerde sergilemenin veya depolara kaldırdıklarımızdan geri kalanların çoğunu yok etmeyi uygun bulduğumuzdan geçmişle olan bağlarımız her gün biraz daha azalmaktadır. Oysa pek çok şey geçmişte sessizce durmakta ve gereken ilgiye layık olmayı beklemekte.

Unutulmuşluktan doğan boşluğu doldurmaya çalışmak ve eski ile olan bağları yeniden kurabilmenin yollarını aramak, geleceği daha sağlam temeller üzerine kurabilmenin de en emin yolu.

Şimdi bu konuda eldeki bilgileri gözden geçirecek olursak; Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan çizgide denizciliğin ve deniz ulaşımının gelişmesini özetle üç dönemde değerlendirmek olasıdır.

  1. Yabancı gemilerin taşıma yaptıkları devir,
  2. Yabancı gemiler ve Türk gemilerin birlikte taşıma yaptıkları devir,
  3. Sadece Türk gemilerin taşıma yaptıkları devir.

16 yy da başlayan birinci devirde Türk kara sularında sadece yabancı gemilerin çalıştıkları görülür.

İkinci devri 19. yy dan dan başlatmak olasıdır. 1839 Tanzimat Fermanı ile birlikte Sultan III. Mahmut, Osmanlı denizciliğinde buharlı gemiler satın alarak denizcilikte makine çağına geçişi başlatmıştır.

Üçüncü devri I. Dünya Savaşıyla başlatmak olasıdır. Cumhuriyet dönemiyle Kabotaj hakkı elde edilerek, sadece Türk gemilerin kara sularında taşıma yapmaları sağlanmıştır.

Yakın zamanda ülkemizde deniz taşımacılığı alanında faaliyet gösteren kuruluşların başlıcaları şunlardır:

Osmanlı Seyr-i Sefain İdaresi

1910 yılında Osmanlı Seyr-i Sefain İdaresi resmen kurularak, bütçeden ayrılan ödenek ile Avrupa’dan Akdeniz, Karadeniz, Gülcemal, Bahr-i Ahmer, Nilüfer, Plevne, Derne ve Kızılırmak gemilerini satın almıştır.

1913 yılında Moda, Burgaz ve Kadıköy adlı ilk pervaneli gemiler Fransa’dan alınmış ve daha sonra bu gemilerin eşi olan Kalamış ve Heybeliada yaptırılmıştır.

Dönemin Alman yanlısı İttihat ve Terakki Hükümeti askeri komuta kademesinde Alman uzmanlara yer verdiği gibi Seyr-i Sefain İdaresi’nin başına da Karl Leke’yi getirmişti. Karl Leke, Alman denizcilik işletme nizamnamelerini Türkçeye çevirterek, İdare gemilerinin siyah olan baca renklerinin sarıya boyanmasına ve üzerine ay yıldız ile çaprazlama iç içe geçmiş iki çapadan oluşan yeni forsun yerleştirilmesini yaptı. Yeni gemi siparişlerinin kendi ülkesine verilmesi konusunda hayli çaba sarf ederek üç adet geminin Danzig tezgâhlarında yapılmasını sağladı. Daha sonra fazla bir gelişme sağlayamadığı gerekçesiyle sözleşmesi dolmadan istifa ederek ayrıldı.

Ülkemizde denizcilik ve deniz ulaşımının simgesi haline gelmiş olan ay yıldız ile çaprazlama iç içe geçmiş iki çapadan oluşan logonun yaratıcısının sınırsız bilgi kaynağında dolaşan bilgiler çerçevesinde neredeyse Alman Karl Leke olduğuna inanırsınız. Her ne kadar öncesi dönemlerde kullanılan farklı simgeler olsa da günümüzde kullanılan bu özel logo aslında yüz yıllardır Türk denizciliğinin simgelerinden biri olmuştur. Yukarıda da sözünü etmiş olduğumuz gibi pek çok şey geçmişte sessizce durmakta ve gereken ilgiye layık olmayı beklemekte.

Şirket-i Hayriye İdaresi

Yüzyıla yakın bir süre İstanbul’da gündelik yaşamın ayrılmaz bir parçası olan şirkettir. Önceleri yandan çarklıları, 1903’ten itibaren pervaneli gemileriyle deniz ulaşımında büyük katkı sağlamıştır.

Şirket Logosu: Bacalarda vapur numarası

Türkiye Seyr-i Sefain İdaresi

Cumhuriyeti ilanıyla Osmanlı Seyr-i Sefain İdaresi, Türkiye Seyr-i Sefain İdaresi şekline dönüşmüştür. Daha sonra yeniden düzenleme yapılarak 1933 yılında lağvedilerek yerine, Devlet Deniz Yolları İşletmesi Md. lüğü, Akay İşletmesi Md.lüğü ve Fabrika ve Havuzlar İşletmesi Md.lüğü kuruldu.

Şirket Logosu: Beyaz zemin üzerine çapraz çifte kırmızı çığalı Ay yıldız.

Ve deniz taşımacılığında faaliyet gösteren diğerleri ise;

Adalar Osmanlı Şirket-i Bahriyesi
Şirket Logosu: Mavi zemin üzerinde piramit şekli.

Hilal Osmanlı Anonim Şirketi
Şirket Logosu: Kırmızı zemin üzerinde beyaz hilal.

Beykoz Vapur Şirketi
Şirket Logosu: Beyaz zemin üzerinde yatay iki kırmızı hat.

Selanik Osmanlı Anonim Şirketi Bahriyesi
Şirket Logosu: Beyaz zemin üzerinde iki kırmızı hilal arasında kırmızı çıpa.

Kırlangıç Vapur Şirketi
Şirket Logosu: Beyaz zemin üzerinde mavi kırlangıç.

Türkiye Denizcilik İşletmeleri

1937 yılında Denizyolları, AKAY, Fabrika ve Havuzlar Müdürlükleri, İstanbul, İzmir, Trabzon Liman İşletmeleri, Tahlisiye Müdürlüğü ve Van Gölü İşletmesi İktisat Vekaletine bağlı olarak kurulan Denizbank’a bağlanmıştır. Ancak, faaliyetini 1,5 yıl sürdüren Denizbank, 1939 yılında kaldırılarak yerine Devlet Limanları İşletme Umum Müdürlüğü ile Devlet Denizyolları ve İşletmeleri Umum Müdürlüğü olarak iki yeni umum müdürlük kurulmuştur. Şirket-i Hayriye’nin de 94 yıllık müstakil faaliyetine son verilmiş, ayrıca 1945 yılında Şehir hatları İşletmesi de bu Umum Müdürlüğe dahil edilmiştir.

Denizcilik Bankası T.A.O. 1951 yılında kurularak faaliyete geçmiştir. 1983 yılında Türkiye Denizcilik Kurumu Genel Müdürlüğü olarak adı değiştirilen kurum, 1984 yılında da adı Türkiye Denizcilik İşletmeleri Genel Müdürlüğü olarak değiştirilmiştir.

Denizcilik Bankası’na ait logonun ise Abidin Dino tarafından yapıldığına dair bilgi mevcutsa da kırmızı renkli çift çapalı logonun yerine geçen başka bir logonun kullanıldığı hafızalarda yer etmemiştir.

Türkiye Denizcilik İşletmeleri Genel Müdürlüğü daha sonra TDİ Türkiye Denizcilik İşletmeleri A.Ş. adını almış, Özelleştirme Yüksek Kurulu’nun Kararı uyarınca Türkiye Denizcilik İşletmeleri A.Ş.’nin Şehir hatları İşletmesi ve Denizyolları İşletmesine ait bazı hatlarda faaliyet gösterdiği yolcu ve araç taşıma hizmetlerinden çekilmesi ve Haliç Tersanesinin İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne devrine karar verilmiştir.

İstanbul Deniz Otobüsleri 

 

İDO İstanbul Deniz Otobüsleri Sanayi ve Ticaret A.Ş., İstanbul’un deniz ulaşımına ve trafik sorununun çözümüne katkıda bulunmak amacıyla İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından 1987 yılında kurulmuştur.

İstanbul’un deniz ulaşımı, 1987 yılına kadar büyük ölçüde Türkiye Deniz İşletmeleri Şehir Hatları İşletmesi tarafından sağlanmaktaydı. Bu tarihte Büyükşehir Belediyesi tarafından İstanbul Ulaşım ve Ticaret A.Ş. kurularak deniz ulaşımını sağlayan ikinci bir kuruluş ortaya çıkmıştır. Daha sonra 1988 yılında şirkette unvan değişikliği yapılmış işletme,  İDO – İstanbul Deniz Otobüsleri Sanayi ve Ticaret A.Ş. adını almıştır.

2005 yılı Şubat ayında; İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı, Özelleştirme Yüksek Kurulu ile bir protokol yaparak, Türkiye Şehir Hatları İşletmesini devralmıştır. Devralma işlemleri İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı adına İDO tarafından yürütülmüştür. Devralma işlemiyle birlikte İstanbul’da deniz ulaşımından sorumlu tek yetkili İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı olmuş ve bu yetki de büyük ölçüde İDO’ya devredilmiştir.

2011 yılı Haziran ayında özelleştirilen İDO’nun ortaklık yapısı ise şöyledir:

Yeni logosunda ikon olarak yunusu kullanan İDO, logo tasarımında belirlenen yeni hatlarda, onun özgürlüğü ve dinamizmi ifade eden yönlerini daha da öne çıkarıyor. Logoda geliştirilen yunus tasarımında, açık denizde özgürce yol alan, hep ileriye bakan yeni bir marka algısı yaratılıyor. Yeni logoda, yunusun cana yakın, sempatik ve dostluk dolu algısı geliştiriliyor.

İDO’nun logosunda başarı ve mutluluğu temsil eden turuncu ile huzuru, dinginliği ve sükûneti temsil eden mavi renkler kullanılıyor. İDO, yolcularına hep yakın duran, samimi, güvenli ve konforlu yolculuğu, yeni logosuyla da sürdürüyor…

Adı İstanbul olan bu şehrin, olması gerektiği şekilde deniz ulaşımını sağlamakta, karayollarında trafikte saatlerce bekleyen araçlardan ne kadar da yetersiz kaldığı anlaşılmakta. İstanbul halkının hizmetinde bir türlü yapılamayan iskeleleri ile bir adı da deniz olan bu kadim şehrin ulaşımında halen deniz motorları kullanılıyorsa ne kadar ileri gittiğimiz, hele her lodos dalgasında iptal edilen seferler nedeniyle deniz ulaşımına uygun olmayan, Norveç fiyortları için inşa edilen otobüsleri görmemek ne mümkün.

Yararlanılan Kaynaklar:
www.tdi.gov.tr
www.ido.com.tr
Kasım Sözer, Cumhuriyetin İlk Yıllarında Deniz Ticaret Yapısı
M.Burak Çetintaş, Türk Denizcilerinin Mezar Taşları

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir